Bu üç adam neredeyse bir yıl sonra ilk defa sağlıklı bir şekilde bir araya gelebildiler 2009/2010 sezonunun yeni başladığı şu günlerde. Şampiyon olarak bitirdikleri 2007/2008 sezonundan sonra ilk defa parkede bir aradalar ve sezona 6-0 gibi muhteşem bir giriş yaptılar. Geçen sene de buna benzer bir giriş yapmışlardı ve insanların, 95/96 sezonunda efsane Chicago Bulls'un sınırları zorlayarak kırdığı 72 galibiyet 10 mağlubiyetlik rekoru kırabileceklerini düşünmelerini sağlamışlardı. Daha sonra peşpeşe gelen sakatlıklar ritimlerini bozmuştu ve playofflar geldiğinde Hidayet Türkoğlu önderliğindeki Orlando, eski şampiyonu evine yollamıştı.
Bu sene ise her şey daha başka onlar için. Kevin Garnett'in geri dönmesi onları kendilerine getirmiş bu açıkça belli oluyor sahada. Celtics, şampiyon olduğu o sezondaki hırsını tekrar kazanmış. Yine yapmış oldukları savunma ile rakip takımları çileden çıkartıyorlar.
Aslında bu sene tekrar en tepeye çıkmamaları için çok olağandışı bir sebep gözükmüyor. Evet sezonun daha çok başındayız. Ama yaptıkları eklemeler gerçekten çok önemli.
Rasheed Wallace. Portland Trail Blazers'ın asi çocuğuydu bir zamanlar. Yeteneklerini o zaman da kimse tartışmazdı. Ancak hep kafasının içindeki sorunlar onun attığı sayıdan, aldığı ribaunddan daha fazla konuşulurdu. Ta ki, 2004 yılında, North Caroline'da beraber çalıştığı Larry Brown'un takımı Detroit Pistons'a gelene kadar... Detroit Pistons o dönemde iyi bir takımdı. Ama bir basamak daha yukarı çıkıp, şampiyonluk seviyesine çıkmalarını sağlayan adam Rasheed'in kendisiydi. Takıma geldi ve o sezon yaptığı katkıyla finallerde 4 süperstarlı Lakers'ı 5 maçta süpürüp, (Kobe Bryant'ın üçlüğü ile uzatmaya giden ve Lakers'ın kazandığı ikinci maçı gözardı ederek bunu söylemekteyim tabi ki)Karl Malone'un şampiyonluk yüzüğü kazanamadan Nba kariyerini noktalamasına, Lakers organizasyonunun iki sene bocalamasına neden oldu.
Pistons'da devam eden kariyeri ise hiçbir zaman ilk sezonundaki kadar parlak olmadı. Detroit yine çok iyi bir takımdı. Ama Rasheed'in tavırları aynı Portland'daki gibi olmaya başlamıştı. Kısaca özetlemek gerekirse bu durumu, Detroit'i vezir yapan da Rasheed, rezil eden de...
Ama bu sene işler farklı. Detroit'te oynamaktan sıkıldığını, heyecanını kaybettiği her halinden belli olan bu adam, basketbol oynanan hiçbir yerde heyecanından zerre kaybetmeyecek bir adamla aynı takımda. Kevin Garnett... Celtics'e geldiği günden itibaren takımdaki diğer oyunculara kattıkları, onlara-Eddie House dahil- çok kısa süre içerisinde savunma konusunda lider olması vs. her şey ortada. Kaba bir tabir olacak belki ama Kevin Garnett, Rasheed Wallace'ı muma çevirebilecek bir adam. Celtics'in 2007 yılındaki gibi P.J Brown tarzı bir uzuna ihtiyacı vardı ve belki de ondan daha iyisini-yetenek anlamında- buldular. Rasheed'in normal sezonda yapacağı katkıdan ziyade, oyunun ne kadar içine girebileceği önemli bence. Aklını ne kadar oyuna verecek, kazanmak için sahada neler yapabileceğini gösterip göstermeyeceği, rakamlarından çok daha önemli. Ki fena da başlamadı aslında sezona. Playoffta ise, ciddi anlamda tecrübesiyle Celtics'i daha yukarılara taşıyabilir. İyi bir takımdı Celtics, şu an yarım basamak daha iyi bir takım haline geldiler.
0 yorum