Beko Basketbol Liginin en güçlü iki takımının mücadelesi. Bu iki takım arasındaki rekabet, düşmanlık geçen her gün daha da büyüyor.
En son yaşanan final serisindeki olaylar hala akıllarda. Hemen ardından çıkan Kerem Gönlüm krizi ve yaşanan demeç, iddia, hakaret savaşları da ortada. Her anlamda çetin bir mücadeleye örnek olabilecek bir maçtı. Maçı izleyemedim, ancak sağdan soldan okuduklarıma göre Efes iyi oynarayak ve savunma yaparak maçı kazanmış. Özellikle Nachbar ve Rakocevic adlarına yakışır performanslar ortaya koymuşlar. Bir de şu var ki, Tanjevic, sahada 4 kısayla yer alan Efes Pilsen'e karşı alan savunmasıyla oynamış. Hangi mantıkla bunu yapmış acaba gerçekten merak ettim.
Böylece Efes, bir zamanlar Solomon'un önderliğinde Fenerbahçe Ülker'in kendileri üzerindeki hegemonyasına da son vermiş oldu. Solomon, Fenerbahçe'deki ilk dönemindeyken Efes Pilsen'e maç vermiyordu. Ama bu iki takım arasında oynanan son 6 maçı Efes Pilsen kazandı. Bunlardan dört tanesi final serisinde ve ardarda, bir tanesi de Cumhurbaşkanlığı Kupası finalindeydi.
Bir başka konu da Solomon'un gönderilişi aslında. Solomon'un ne kadar sorunlu bir basketbolcu olduğunu sağır sultan bile duymuştur. Egoları çok yüksektir sağlam karakterli de değildir. Çekilmez zaten bu tarz oyuncular. Çok zor idare edilir. Fenerbahçe Ülker yönetimi de dayanamamış. Lynn Greer'ın da olduğu bir takımda zaten bu ikili beraber oynayamazdı. Gidişine en çok Greer sevinmiştir muhtemelen. Ancak, bütün bir sezonu, tek bir oyun kurucuyla geçirmesi imkansız bu takımın. Greer ve arkasındaki artık yaşı 40'a ulaşmış Mrsiç ile nereye kadar gider bu takım? Eğer Fenerbahçe Ülker yönetimi bir guard ile anlaşmazsa, bu sorunun cevabını sezon sonuna kadar almış olacağız büyük ihtimalle.
0 yorum