
Muhteşem 2003 Draftı'nın 3 numaralı seçimi. Detroit Pistons ve Joe Dumars'ın o sıralar çok ağır eleştirilere maruz kalmasına neden olan adam. Sonradan Detroit şampiyon olunca ve Carmelo da hem sahada, hem de saha dışında yaptıkları ortaya çıkınca bu eleştiriler gittikçe azalmıştı.
Kolej kariyerinde şampiyonluk yaşayıp Nba'e gelen oyunculardandır Carmelo. Hatta sadece şampiyonluk kazanmakla kalmamış, bu şampiyonluğu okuduğu kolej olan Syracuse'a getiren isimdir. Yetenekleri tabi ki ortada, tartışmaya hiç gerek yok.
Lige ilk adım attığında, diğer çaylaklara oranla hep Lebron James ile en tepedeydi. Medya bu ikiliyi hep birbirleriyle kıyaslamaktaydı. Benim şahsi görüşüm Carmelo'nun, Lebron'dan daha yetenekli olduğudur. O sezonki Rookie Of The Year ödülünün de paylaştırılması gerektiğini düşünenlerdendim ben de. İstatistikler üzerinden konuşmayı seven birisi değilim o yüzden bunu yapmayacağım. Ama Carmelo'nun bence o sene takımına kattıkları, Lebron'unkilerden daha iyiydi. Ha sonradan yaptıkları tabi ki Lebron'un bir iki kademe altında kaldı orası tartışılmaz. Carmelo'nun ondan sonra yaptıkları ise garip diye tanımlanabilir belki sadece. Çünkü saha dışı olaylar ile fazlasıyla gündeme geldi. Saha içerisinde bencil damgası yedi. Özellikle Denver'a Iverson geldikten sonra onunla sahada adeta kim daha fazla şut atacak yarışına girdi. Madison Square Garden'da, New York Knicks takımıyla kavga etti vs vs. İşler playoff arenasına taşındığında ise sahada yoktu Carmelo. Playoff performansları hiçbir zaman beğenilmedi. Zaten beğenilecek bir performans da sergilememişti hiç. Ta ki geçen seneye kadar. Geçen sene Carmelo'nun düzeldiğine inanan insanlardanım ben. Bu sene de bir iki kademe daha yukarı taşımış.
Sahadaki hal ve hareketleri gerçekten muazzam. 2003 Draft'ındaki diğer yıldızlar(Wade, Bosh, Lebron) gibi mental bir olgunluğa eriştiğini gösteriyor. Ve yazı da gerçekten çok iyi çalışarak geçirmiş bu da belli. Ama bunun temelleri bence geçen sezon yapılan Iverson-Billups takasında atıldı. Billups'un bu takıma gelmesi aslında sadece Carmelo'yu değil, bütün takımı bir nebze de olsa kendine getirdi. Ancak en büyük etkiyi Carmelo'ya yaptığı aşikar. Wade kadar muazzam bir liderlik vasfı yok Carmelo'da ve Billups takıma gelişiyle bu sorumluluğu ondan aldı. Böylece Carmelo daha rahat bir şekilde oynamaya başladı. Bunun sonucu da ortada. Geçen sezon Batı Finalinde Lakers'a kaybetmişti Denver. Ama bunun temel sonucu belki de Lakers'ın mental olarak Denver'dan üstün olmasıydı. Başta Carmelo olmak üzere takımdaki diğer arkadaşları böyle bir psikolojik savaşı kaldıramamışlardı. Ama takımın ana skoreri ve çoğu oyuncu kariyerinde ilk defa playofflarda bu kadar yukarılarda oynuyordu. O yenilgi belki de iyiden iyiye hem hırslandırmış, hem de olgunlaştırmış Denver'lı basketbolcuları. Bu sene çok kararlı gözüküyorlar. Dün geceye kadar Boston ile ligin namağlup takımıydı. Carmelo artık sayı atmayı, rekorlar kırmayı umursamıyor muhtemelen. Onun odaklandığı tek bir şey var. O da şampiyonluk. Böyle devam ettiği sürece yolu açık olsun.
0 yorum